Kudret Sözlük Anlamı Nedir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Yaklaşım Bir eğitimci olarak her gün öğrencilerle kurduğum etkileşimde fark ettiğim bir şey var: öğrenmek, kudret kazanmaktır. Yalnızca bilgi edinmek değil, bilgiyi dönüştürmek, anlamlandırmak ve paylaşmak da bir kudret biçimidir. Peki, “kudret” dediğimizde gerçekten neyi kastediyoruz? Bu kelimenin sözlük anlamı yalnızca “güç” ya da “iktidar” değildir; aynı zamanda potansiyel, irade ve eyleme geçme yetisidir. Bu yazı, “kudret” kavramını pedagojik bir gözle ele alarak öğrenmenin birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü gücünü inceleyecek. Öğrenmenin Kudreti: Bilgi Güç Değil, Yetkinliktir Sözlükte “kudret” kelimesi, genellikle “güç, kuvvet, yapabilme yeteneği” olarak tanımlanır. Ancak eğitim bilimi…
Yorum BırakYazar: admin
Kalp Krizi Anında Evde Ne Yapılmalı? Küresel ve Yerel Perspektiflerle Bir Bakış Bazen hayatın en sıradan anları, bir anda en kritik hâle gelebilir. Bir sabah kahvesi, bir akşam sohbeti… Derken göğsünüzde aniden bir baskı hissedersiniz. O an ne yapılacağını bilmek, sadece kendi değil, sevdiklerinizin de hayatını değiştirebilir. Bu yazıda, “Kalp krizi anında evde ne yapılmalı?” sorusuna hem küresel hem yerel bir gözle bakacağız. Çünkü kalp krizine verilen ilk tepki, coğrafyaya, kültüre ve bilgiye göre değişiyor — ama sonuç herkes için hayati. Küresel Perspektif: Bilginin Gücü Hayat Kurtarır Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kalp krizi, her yıl milyonlarca insanın yaşamını tehdit ediyor.…
Yorum BırakGözde Et Büyümesi Kendiliğinden Geçer mi? Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak, insan bedeninin yalnızca biyolojik bir yapı değil, aynı zamanda kültürlerin yansıdığı sembolik bir alan olduğunu biliyorum. Gözde et büyümesi — tıbbi adıyla pterjiyum — genellikle tıbbi açıklamalarla ele alınır; güneş ışığı, toz, genetik yatkınlık gibi faktörler öne çıkarılır. Ancak bu yazıda, gözdeki bu et büyümesini yalnızca fizyolojik bir olay olarak değil, aynı zamanda kültürel anlamlar taşıyan bir fenomen olarak inceleyeceğiz. Antropolojik perspektif, bu durumun toplulukların beden algısı, ritüelleri ve kimlikleriyle nasıl iç içe geçtiğini anlamamıza yardımcı olur. Göz: Kültürlerde Ruhun Aynası Antropoloji literatüründe göz, hemen her toplumda sembolik…
Yorum BırakGörünmezlik Pelerini Kim Gönderdi? Edebiyatın Gizli Mektubu Üzerine Bir Düşünce Kelimelerin gücü, insanın görünmeyen yanlarını görünür kılmakla başlar. Edebiyat, bir tür görünmezlik pelerinin ters yüz edilmiş halidir: Gerçeği gizlemek yerine, onu sembollerle, imgelerle yeniden giydirir. “Görünmezlik pelerini kim gönderdi?” sorusu bu yüzden yalnızca fantastik bir merak değil, insanın kendini gizleme, gösterme ve anlamlandırma biçimlerine dair bir çağrıdır. Her yazar, her karakter ve her anlatı, bu pelerini bir başkasına uzatır; kimi saklanmak, kimi fark edilmeden dünyayı seyretmek için. Edebiyatın İlk Pelerinleri: Mitlerden Moderniteye Antik Yunan’da Perseus, Medusa’nın bakışından korunmak için Hades’in görünmezlik miğferini takar. Bu, insanın “görülmeden eyleme geçme” arzusunun ilk…
Yorum BırakGörme Ne Anlamına Gelir? Öğrenmenin Işığında Bir Bakış Bir Eğitimcinin Gözünden: Görmek Öğrenmektir Bir eğitimci için “görmek” sadece gözlerle algılamak değildir; dünyayı anlamlandırma, bilgiyi içselleştirme ve değişimle bağ kurma biçimidir. Sınıfta bir öğrencinin yeni bir kavramı fark ettiği o an — yani gerçekten “gördüğü” an — öğrenmenin en güçlü halidir. Görme, bir bilgi edinme eylemi değil, bir farkındalık kazanma sürecidir. Peki biz gerçekten görüyor muyuz, yoksa sadece bakıyor muyuz? Görmenin Pedagojik Anlamı: Duyudan Kavrayışa Pedagojik açıdan “görme”, duyusal bir eylem olmanın ötesinde bilişsel bir süreçtir. Öğrenme teorileri, özellikle konstrüktivizm (yapılandırmacı öğrenme), öğrencinin bilgiyi pasif şekilde almadığını, aksine kendi deneyimleriyle inşa…
Yorum BırakGrev Ne İşe Yarar? Antropolojik Bir Bakışla Dayanışmanın Ritüeli Giriş: Kültürlerin İzinde Bir Antropoloğun Gözünden Grev Bir antropolog olarak farklı toplumlarda insanların neden bir araya geldiğini, nasıl dayanışma kurduklarını ve bunu hangi sembollerle ifade ettiklerini gözlemlemek büyüleyicidir. Grev de bu dayanışma biçimlerinden biridir. Dışarıdan bakıldığında yalnızca iş bırakmak gibi görünen bu eylem, aslında bir topluluğun kimliğini yeniden tanımladığı, ortak bir ritüele dönüştürdüğü karmaşık bir kültürel süreçtir. Antropolojik açıdan grev, sadece ekonomik taleplerin değil, toplumsal değerlerin, ahlaki sınırların ve kolektif hafızanın sahnesidir. Grev Bir Ritüel midir? Ritüeller, toplulukların kimliğini güçlendiren ve ortak duyguları pekiştiren sembolik eylemlerdir. Grev de bu tanıma uyan…
Yorum BırakBir Psikoloğun Gözünden: Geçici Görevlendirme Kaç Ay Olur? İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, hep şu soruyu sorarım: Bir değişim insanı nasıl etkiler? İş hayatında karşımıza çıkan geçici görevlendirme kavramı, bu sorunun gerçek hayattaki en somut örneklerinden biridir. Kimi için bir fırsat, kimi içinse bir belirsizliktir. Peki, “Geçici görevlendirme kaç ay olur?” sorusu sadece idari bir konu mudur, yoksa insanın psikolojik dayanıklılığını da mı sınar? Bu yazıda geçici görevlendirmeyi bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden analiz edeceğiz. — Geçici Görevlendirme: Süre Değil, Deneyim Meselesi Genellikle geçici görevlendirmeler 3 ila 6 ay arasında sürer. Ancak bu sürenin psikolojik etkisi, takvime…
Yorum BırakHarbiye Konserinin Önemi Nedir? Küresel ve Yerel Seslerin Buluştuğu Bir Sahneden Fazlası Kimi şehirlerin ruhu vardır, bazı mekânlar o ruhun sesi olur. Harbiye konserleri benim için tam olarak böyle: seslerin, hikâyelerin ve duyguların ortak titreşimi. Belki siz de orada bir yaz akşamı, sahne ışıkları altında bir şarkıya eşlik etmişsinizdir. Her notada geçmişle gelecek, yerelle evrensel bir araya gelir. İşte tam bu yüzden “Harbiye konserinin önemi nedir?” sorusu sadece bir müzik etkinliğiyle değil, bir kültürel hafızayla ilgilidir. Harbiye: Şehrin Kalbinde Kültürün Ritmi İstanbul’un merkezinde, betonun ve kalabalığın ortasında yer alan Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, neredeyse bir yüzyıldır müziğin mabedi sayılır.…
Yorum BırakBir Antropoloğun Merceğinden: Cep Telefonunda NFC Ne Demek? Kültürlerin dokusuna merakla bakan bir antropolog olarak, her yeni teknolojik gelişmeyi yalnızca teknik bir yenilik değil, aynı zamanda bir kültürel sembol olarak görürüm. Her çağın insanı, iletişim ve etkileşim biçimleriyle kendini yeniden tanımlar. Akıllı telefonlar artık sadece iletişim araçları değil; kimliğimizi, ilişkilerimizi ve ritüellerimizi şekillendiren dijital uzuvlarımız haline geldi. Bu yazıda, bu dijital kültürün en dikkat çekici öğelerinden biri olan NFC (Near Field Communication – Yakın Alan İletişimi) teknolojisini antropolojik bir gözle inceleyeceğiz. Çünkü NFC yalnızca cihazlar arasında veri paylaşımı değildir; insanlar arasında yeni bir “dokunarak iletişim kurma” biçiminin sembolüdür. NFC Nedir?…
Yorum BırakGülizar Hangi Yöreye Ait? Bir Antropolojik İnceleme Dünya üzerindeki her kültür, kendine özgü bir dil, gelenek ve ritüel birikimine sahiptir. İnsanlık tarihi boyunca bu çeşitlilik, toplumların kimliklerini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olmuştur. Bir antropolog olarak, kültürel çeşitliliği anlamak ve keşfetmek her zaman ilgi alanım olmuştur. Bugün, bu yazıda, Türk kültürünün önemli bir parçası olan ve “Gülizar” adlı ismin kökenine dair bir araştırma yapacağız. Gülizar isminin hangi yöreye ait olduğuna dair kültürel bağlamları, topluluk yapılarını, sembollerini ve kimliklerini inceleyeceğiz. Gülizar: Bir İsim, Bir Kültür Gülizar, Türk kültüründe hem kadın ismi olarak hem de bir anlam taşıyan bir kavram olarak sıklıkla…
Yorum Bırak